5 Eyl 2017

Yazmak istiyorum ama kayda değer bir konum da yok. Ordan burdan gündelik konulardan konuşsak mesela. O değil de çok şanslısın okur. Ya bir gezi blogu olsaydım da sana yurtçi, yurtdışı Allah ne verdiyse gezdiğim yerleri anlatsaydım, çok sinir bozucu olmaz mıydı? Bence gezi blogları sadece o yere gidecekseniz okunmalı. Yani en azından ben öyle yapıyorum. Yoksa Bağcılarda oturduğum yerden Pukette hangi otelde kalmak gerek acaba diye merak etmem saçma olmaz mı?

Okurum olduğuna inanmam nasıl ama :)) Bak sesli güldüm* buna. 52 olmuş takipçim 1 i yakın arkadaşım, diğeri sevdiceği olduğu için okuma yükümlülükleri var. Geri kalan 50 kişiden de 3-5 çıksa gayet iyi, gayet iyi**.

Neyse ben şunu taslaklara kaydedeyim de dönerim bir ara.

Demişim ve dönmemişim. Keyifli bir anımda başlamışım demek, zira şuan böyle geyik yapasım yok. Hayat zor değil mi sizce de? Kendimce yöntemlerim var sıkıntıları yenme konusunda. Düşünmüyorum, devekuşu taklidi yapmak gibi bir eylem. Göm kafanı kuma yok say... (kurtulamadı)

Seni niye ihmal ediyorum söyleyeyim mi blog? Ekşi sözlükte yazar oldum sonunda. Sana yazdığım kadar uzun uzun anlatamıyorum orada ama iyi kötü idare ediyor beni. Merak etme gelirim yine sana da ;) Yerin ayrı bende.

* Yazarın haz etmediği ama ekrana bakarak kendi kendine gülme sesi çıkarmasını başka açıklama yolu bulamadığı zamanlarda kullandığı söz öbeği. (açıklarken yoruldum:)
**  Tonlaması için izlenecek video: https://www.youtube.com/watch?v=DT5V2tYuvS0

15 Şub 2017

To Be Continued...

Çarşamba günlerinin pazartesilerden daha sıkıcı olduğunu düşündükçe sıkılıyor, sıkıldıkça çarşambadan daha çok nefret ediyordu. Uzun zamandır şöyle esaslı bir kahkaha da atmamıştı. Kahkaha onun için bir beslenme biçimiydi halbuki. Düzensiz beslenmeden dolayı kilo da almıştı. Kahkahasızlığın zararları konulu bir kitap yazacak kadar veri vardı elinde ama enerjisini sömüren dünya yüzünden ona da üşenirdi muhtemelen.

Küçük şeylerden mutlu olabilen bir bünyenin bu denli karamsarlığa düşmesinin nedeni neydi peki. Tükenmişlik sendromu? Belki de... Yok ama onu yakıştıramaz kendine, tanırım o kadar. Çok afili adı olan şeyleri, çok konuşulan, çok gündemde kalan konuları sevmez. Onun sendromu olsa olsa "ulan bir işim de rast gitmez mi be" sendromu olabilir ya da "yoruldum lan artık" sendromu. Bilmiyorum...

25 Mar 2016

Küçük bi mola...





Evet biliyorum öyle keyifli günlerimiz yok şuaralar... Ağır küfürlü, cinnetin eşiğinde, ağlamaklı bir yazı yazmam lazım olanları düşününce. Terör yeni bir konu değil, kadere de inanıyorsanız yemişim bombayı diyebiliyorsunuz da şu çocuk tacizlerini, tecavüzlerini beynim almıyor, çocuk yapasım gelmiyor, gelecek için çok endişeleniyorum. Ne olacak o çocuklar, nasıl yetişkinler olacaklar büyüyünce, ne kadarını atlatabilecekler? Ayy beynim uyuştu yine.

Ya ben aslında şu şarkıyı bırakıp çıkacaktım. Kendi üstümde denedim, arka arkaya dinleyince bünyeye iyi geliyor.

Hadi öptüm, görüşürüz...

13 Oca 2016

Hayat bazen...


İtiraf edeyim, sırf sizinle şarkıyı paylaşmak için yazıyorum bu yazıyı. Link verirsem açmazsınız diye korkumdan da video ekledim :) Çok mu harika, dünyanın en güzel şarkısı mı, yooo hatta sözleri çok boş bile... Ama müzik derin, yorum kaliteli.. Dinleyin yahu bir şey kaybetmezsiniz.